Flört Sanatı: Etkileyici Bir İlk Adım Nasıl Atılır?

Flört Sanatı

Flört, romantik bir ilişkinin temel taşıdır. Sözlükte ‘‘Bir kadınla bir erkeğin aralarında fazla ileri gitmeyen bir duygu bağı kurmaları, âşıktaşlık.’’ anlamlarına gelir. Bir ilişkinin başlangıç evresinde gerçekleşen tanıma, tanışma evresidir. Bu bağlamda ilişkinin en heyecanlı dönemi olarak da nitelenebilir.

Oysa flörte giden yolda, ilk adım bundan da önemlidir denebilir. Çünkü ilk adım başlangıç evresidir ve bu adımı yanlış atarsanız bir şeyleri başlatmak yerine bitirebilirsiniz. İlk adım, karşı cinsin ilgisini çekmek ve olumlu bir izlenim bırakmak adına hayati bir öneme sahiptir.

Türkiye’de İlk Adımı Atmak

Takdir edersiniz ki Türkiye’de ilk adımı atmak en azından Avrupa’ya göre çok daha zordur. Burada birtakım kalıplar ve yanlış yaşanmışlıklar insanlarda önyargılar oluşturur. Ve belki de bir Avrupa ülkesinde çok rahat söylenebilecek bir ‘‘Merhaba, çok güzelsiniz, sizinle tanışmak isterim.’’ cümlesi ülkemizde bir kâbus haline gelebilir. Bu kaygı ve gerginlikten kaçınmak adına internet üzeri tanışma siteleri sizler için iyi bir tercih olacaktır. Arkadaşlık siteleri veya arkadaşlık uygulamaları kullanarak bu sorunu ortadan rahatlıkla kaldırabilirsiniz.

Ama derseniz ki ben kendime ve iletişim becerilerime güveniyorum. Güvenmesem de en azından kendimi denemek, reel hayatta ilk adımı atanlardan olmak istiyorum. O zaman bu rehber tam size göre olacak. Ayrıca, ilk adımı atma ve flört etme konusunda birtakım bilgileriniz ve tecrübeleriniz var ama eksikleriniz olduğunu hissediyor ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız siz de bu rehberden faydalanabilirsiniz. Bu konular daha çok tecrübe edinerek öğrenilen konular olsa da, eğer bilginiz yok ise bunu tecrübeye de dökemiyorsunuz maalesef.

İlk Adımı Atmak ve Flörtte Ustalaşmak Rehberi

Kimse annesinin karnından bir playboy olarak doğmuyor. İnsanları tanıma, onlarla iletişime ve etkileşime girmek de bir öğrenimin ve becerinin sonucudur. Sizlere burada anlatılanları eğer gerçekten anlar, özümser ve pratiğe dökmeye çalışırsanız, belki kısa vadede değil lakin uzun vadede kesinlikle iş bilir bir insan olacaksınız. O halde ilk adım ile başlayalım:

1. Güler Yüz ve Göz Teması

 İletişimin ilk adımı söz değildir. Fark ediştir. İki taraf birbirini fark ettiği anda iletişim başlar. Tabii iletişim de flörtün ve daha geneli hayatın temel unsurudur. Bu noktada sizin takınmanız gereken tavır güler yüzlü ve rahat olmanızdır. Eğer bir yerde kendinizi rahat hissetmiyor, güler yüz yerine somurtkan yahut sert bir yüz ifadesi takınıyor iseniz burada birilerini etkilemekten ziyadesiyle uzaksınız demektir. Birçok insan ilginç bir şekilde, insanları etkilemenin sertlikten, somurtkanlıktan geçtiğini düşünür yahut hissederek öyle davranır. Lakin bu yanlış bir kanıdır. Siz güzel yüzünüzü takınarak hoşunuza giden kişi ile göz teması kurmaya çalışmalısınız. Tabii bu temas da öyle ‘‘Öküzün trene baktığı gibi’’ olmamalıdır. Çünkü bu sizden hoşlanan kişiyi dahi rahatsız eder. Biz insanlar her ne kadar ilgiden hoşlansak da üzerimizde sürekli bir gözün olması bizleri rahatsız eder.

Öyleyse ne yapmamız gerekir? Göz temasını yakaladığımız an kendimize sormalıyız: Karşımdakine nasıl bir yüz gösterdim? Güler bir yüz müydü, somurtkan mı, korku dolu mu? Güler yüz cevabını alana değin göz temasını ‘‘aralıklarla’’ devam ettirmeliyiz. Bu aralıkları ayarlamak ise bulunduğunuz ortama ve yaşanan olaylara bağlıdır. Bunları göz önünde bulundurarak olabildiğince rastlantısal, tesadüfi davranın. Bir kafedesiniz diyelim, çapraz masadaki kızla bir iki defa göz göze geldiniz. Üçüncü için acele etmeyin. Bekleyin, tuvalete giderken almaya çalışın bu bakışı mesela.

2. İlk Söz, İlk Soru, İlk Ses

Şimdi burada şunu iyi tahlil etmek gerekir. Birisi ile kesiştiniz. Yeterince göz teması kurdunuz. Güler yüzünüze karşılık güler yüz aldınız. Yani eminseniz artık karşı tarafın da sizden hoşlandığına, bu noktadan sonra yaşanacak ilk diyalog kendiliğinden gerçekleşecektir zaten. Ama böyle dedik diye de durduğunuz yere çakılmayın. Bir sohbeti tetikleyecek ne olabilir onu düşünün. Çok basitçe bir çakmak istemek olabilir mesela bu. Çakmağınız var mı, deyin. Sigaranızı yakıp geri dönmeyin ama. Yavaş hareket edin. Heyecanlanmayın. Kızın yanında bir nefes çekin. Üfleyin. Sonra konuşun. Ne deyin? Teşekkür edin mesela. Değil mi? Eğer bir ayı değilseniz, bunu yapmanız gerekir. Ama heyecanlanıp elinizi ayağınıza dolaştırırsanız, bu da sizi ayılaştıracaktır. Çünkü teşekkür etmeyi dahi unutup gidebilir, iyi atılmış bir ilk adımı geri atabilirsiniz.

3. Samimi ve İlgili Sorular

İlk sorunuz, sözünüz yahut espriniz tuttu. Muhabbet başladı. Süper. Şimdi ona samimi bir şekilde hayatı ile ilgili, tecrübeleri ile ilgili sorular sorun. Ama muhabbeti sakın kendi üzerinize çevirmeyin. Unutmayın, spot ışıkları hep karşınızdakinin üzerinde olmalı. Onu yüceltmelisiniz. Ha, muhabbet döner dolaşır size gelir o zaman sorulara cevap verin. Ama karşınızdakine nerede okuduğunu sorduktan sonra hemen, ben de şurada okudum diye zıplamayın. Devam edin sorularınıza. Bir noktada o da zaten size soracaktır. Ama sormazsa endişelenmeyin. Eğer sizden hoşlanmışsa, karşısında sempatik olduğu kadar gizemli de biri olduğunu düşünecek ve bu gizemi yeri geldiğinde çözmek isteyecektir.

4. Dinlemeye Odaklanın

Bu sadece flörtün değil, iletişimin en temel unsurudur. Kendinizi konuşma üzerine değil dinleme üzerine geliştirin. Çünkü konuşarak bir şey öğrenemezsiniz ama dinleyerek hem öğrenirsiniz hem de değeriniz artar. Kaliteli bir dinleyici olduğunuzu gören karşı taraf size daha çok değer verir, güvenir ve daha çok şey anlatır. Ayrıca sessizlik, sizde illüzyonist bir asalet katar. Esas karizmanın konuşmakta değil de susmakta olduğunu fark ettiğinizde kişiliğiniz daha da oturmuş olacak. Ve bu sadece flörtünüz ile olan ilişkinize değil tüm aile, arkadaş, eş-dost, akraba ilişkilerinize de yansıyacaktır.

5. İltifatlar Edin

Evet, ilişkinin belki de en tatlı, en heyecanlı ve hoş anlarıdır iltifatlar. Partnerden gelen bir iltifat insanın içini açar, kalp atışlarını yükseltir. Bu şüphesiz, insanı mutluluğa, sevinci ve hatta coşkuya sürükler. Burada kaçınılması gereken durum ise yersiz, gereksiz ve sürekli yapılan iltifatlardır. İltifatın sürekli olması onu anlamsız, yavan, değersiz kılar. Yersiz iltifat beceriksizlik göstergesidir. Ne alaka yani şimdi, dedirtir insana. Gereksiz iltifattan da her daim kaçınmalısınız. Eğer bir yerde iltifat etmeli miyim etmemeli miyim diye düşünürseniz etmemeniz yararınıza olacaktır. Çünkü etmezseniz bir şey kaybetmezsiniz. Ama etmeniz belki de tat kaçıracaktır.

Peki nasıl daha güzel iltifat edebilirim, diye sorarsanız, bu noktada kitaplar, şiirler, şarkılar ve filmler size yardımcı olacaktır. Bu alanlarla ilgilenerek hem kendinizi geliştirin hem de partneriniz için malzeme biriktirin. Bir sohbet esnasında bir şiire yahut filme gönderme yapmak size çok şey katacaktır.

6. Mizahı Kullanın

Şüphesiz mizah, hayattaki en etkili silahlardan bir tanesidir. Gerektiği yerde ufak bir espri bir araba dolusu sözden daha etkili olur. Siz bu minvalde partnerinizi güldürmek adına mizahı kullanabilirsiniz. Bu mizahi tavır sizin mizacınızda var ise zaten otomatik gerçekleşecektir. Ama yoksa, kendinizi mizah konusunda geliştirebilir, bu konuda fıkralar, kitaplar okuyabilir, filmler izleyebilirsiniz. Partnerinizle ortak paydada yer alan konulara yapılan göndermeli espriler ise ikinizi de ziyadesiyle gülümsetecektir. 

7. Redde Hazır Olun

Eveet, geldik rehberin son ve en önemli aşamasına. Bu aşama birçok insanın, özellikle de Türk insanının hazmedemediği, anlayamadığı bir durumdur. Şöyle ki, her zaman herkesi etkileyemeyebilirsiniz. Bu çok doğaldır. Birileri sizi kabul etmeyebilir. Yıldızınız her insanla barışacak diye bir kural yoktur. Reddedilme durumunda nazik ve olgun bir şekilde tepki vermek önemlidir. Kırgın, üzgün yahut öfkeli davranmayın. Gerekirse teşekkür edin çıkın. Gülümseyin gidin. Arkanıza da bakmayın. Çünkü önünüzde koca bir hayat ve milyarlarca insan var.

Daha fazla makale: